logo
logo

MERAK

Asiye'den Ahmet'e Mektuplar

By :

Bu hikaye bir sahil kasabasında geçmedi
Öyle ki eğer geçseydi senin şu an yanımda oturuyor olma ihtimalin yüksekti…
Ama büyük şehrin sıkıntısı, dersi tasası, karısı kızı bitmedi Ahmet….
Yediler kocamın başını diye bağırmak istiyorum bazen… Sonra gülüyorum kendi kendime, deliriyor muyum diye aynaya bakıyorum hatta…
Ben deliyi gözünden tanırım, kafam sağlam gibi hala çok şükür ama gözüm göz değil, feri gitti sanki Ahmet…
Geçenler’de yan komşunun Marmaris’e taşındığını duydum, çoluğu çocuğu toplayıp köy gibi bir yere gitmişler, adı da Köyceğiz’miş zaten, ne cesaret dedim içimden…
Biriyle baş başa ıssız sessiz, aktivitesiz, adrenalinsiz bir yere gitmek, hayata karşı hırsları, kariyer hedeflerini bırakıp gitmek çok büyük sevgi ister, bizim komşular ne çok sevişiyormuş meğer….
İmreniyorum evet….Devam edebilenlere, baş başa rakı içip saatlerce sohbet edenlere, boyu kadar çocukları olup el ele gezenlere, öpüşürken selfie çekenlere çok özeniyorum, neden biz yapamadık Ahmet?
Bir kaç kilo almıştım doğumdan sonra, hamileyken de dibim çıkmıştı, yanında biraz pasaklı gezmiştim, annem çocuk doğduğunda bizde kalmıştı ilk zaman, çokta dır dır etmişti, yatakları da ayırmıştık haliyle, o zamanlar mı soğudun benden, ne zaman başladı senin asıl gidişin ? Ne kadar kandırdım kendimi, kandırdın beni anlat nolur çatlayacağım meraktan artık Ahmet…

1 comment
  1. Reply

    Hatice

    Ben ne desem bilemedim..En güzeli de bir kadın içinde yaşattığı hayalperest aşkları yaşamışçasına anlattabiliyorsa , şiir gibi yaşıyordur bu hayattı.. Ah Asiye bana sezen aksunun sebahat abla şarkısını hatırlatıyorsun…Minibüs yolu hikayelerini bekliyorum…

Yorum Bırakın