logo
logo

Vedasız Ayrılıklar

Minibüs Beklerken

By :

Vedasız Ayrılıklar

Huzurlu bir ayrılık yaşamak için evvela güzel bir veda gerekiyor… Veda etmeden, el sallamadan, içindekileri tam olarak dökmeden, hatta ve hatta iki damla gözyaşı akıtmadan gelişen ayrılıklar hep bir yetim kalıyor… Ve belki de o yüzden sonrasında o yetime bir üvey baba gelip sahip çıkmaya çalışıyor…ilk denemelerde kalp o üvey babadan ne yaparsa yapsın şiddet görmüş ya da görecekmiş gibi hissediyor…Uzattığı el yabancı sanılıyor, paketini açtığı çikolataya içinde zehir varmış gibi şüpheyle bakılıyor, hediye aldığı oyuncak ayıya sarılıp uyunmuyor… Tüm çabalara rağmen gerçek bir aile olunamıyor..

Elini bıraktığınız kişiye dönüp son kez bakıp, kafasını öne arkaya sallayıp onay verdiğini görmezseniz, karşıdan karşıya geçerken belki bir otobüs çarpmıyor ama insan sonrasında ne tarafa bakacağını şaşırıyor…Kalp aşktan değil de sadece titreyen bacaklara bu zor zamanda ayakta durabilsinler diye daha fazla kan pompalamaya çalışmaktan yorgun ve bitik düşüyor…

Sonrasında anlam veremediğiniz bitişin nedenlerini düşünürken uykularınız kaçıyor, yoldan karşıya sağ salim geçmiş olmak bile haz vermiyor çünkü beden ne tarafa gideceğini şaşırıyor.. Ayağınızda bağlı kalmış zincirler her adım attığınızda  gacır gucur ses getirirken, özgürlük denen şeyin tadı çıkmıyor.. Kısacası aslında leziz bir ana yemek yemek için, ordövr tabağının önünüzden kibarca,usulca, hatta şanslıysanız siz yanınızdakiyle sohbetteyken çaktırmadan alınması gerekiyor…Gelecek olan menü önünüzdekinin üzerine konulmuyor..yoksa yemeğin en güzel yerinde o leziz soslu tavuğun içinden zeytin çekirdeği çıkıyor…

Ve gerçek bir mideye sahip olanın içi bulanınca öyle ‘ emedur’la ‘ falan geçmiyor..

Şimdi önünde amerikan salatasının artığıyla bekleyenlere sesleniyorum…Devam etmek için evvela veda gerekiyor…Yoksa o aşk sofrasından tok kalkılmıyor

Yorum Bırakın