logo
logo

Kuyruk Acısı Mı? Gönül Yarası Mı?

Minibüs Beklerken

By :

Çook eski zamanlarda bir ormanda gariban bir oduncu yaşarmış.. Ailesini geçindirmek için hergün ağaç keser, odunları da pazarda satarmış.. Bir sabah yine bir ağacı tam kesecekken altında bir yılan yuvası olduğunu farketmiş, içindeki yumurtaları görünce ağacı kesmekten vazgeçmiş.. O günden sonra oduncunun iyi niyetini anlayan anne yılan oduncuya hergün ağzıyla bir altın getirmiş.. Oduncu her akşam evine bir altınla dönüp evini rahatça geçindirebilmenin sevincini yaşamış.. Tüm ağaçları keserken yılanın yumurtalarının olduğu ağacı asla dokunmamış ..Ailesine de yaptığı iyiliğin karşılığında yılanın ona altın getirdiğini gerçeğini anlatmış..
Zaman böyle geçerken oduncu bir sabah aniden ölmüş.. Kendini akıllı zanneden evin büyük oğlu babasının anlattığı hikaye üzerine yılanın altınları sakladığı yeri bulmak için yuvaya bakmaya gitmiş.. Elindeki baltayla içi yılan yumurtası dolu yuvayı kazmaya başlamış.. O sırada anne yılan can havliyle oğlana saldırmış, oğlan elindeki baltayla yılanın kuyrugunu kesmiş ama yılan da onu bir hamlede ısırmış.. Oğlan oracıkta ölmüş..
Aradan geçen zaman boyunca eve para getiren olmayınca, yiyecek yemekleri kalmayınca oduncunun eşi naapsın..yılanla konuşmaya gitmiş.. ‘Yılan kardeş nolur yapma etme.. Ben senin yuvana sahip çıkayım sen yine bize hergün bir altın ver.. Dost olalım, eskisi gibi mutlu mesut geçinelim’ demiş.. Yılan uzuuun uzuun düşünmüş.. Üzgün üzgün kadının gözlerine bakmış ve ‘Olmaz’ demiş.. ‘Bende bu kuyruk yarası sende bu evlat acısı varken bizden artık hiçbişey olmaz..’ Oluru olmazı Allah bilir ama anlatayım dedim..

Yorum Bırakın